beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort beylikdüzü escort

içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Halk Müziği Ve Halk Ozanlarıyla Divriği - 1

Divriği ile ilgili yapmakta olduğum akademik araştırmalar sırasında karşıma oldukça kıymetli bir yüksek lisans tezi çıktı. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Güzel Sanatlar Eğitimi Ana Bilim Dalı, Müzik Eğitimi Bilim Dalı’nda, Cem Culha tarafından 2022 yılında hazırlanan bu kıymetli çalışma “Toplumsal Değişim Sürecinde Âşıklık/Ozanlık Geleneğinin Müzik Ve Eğitim Boyutunun İncelenmesi (Divriği Örneği)” başlığını taşımakta. Büyük bir merak ve keyifle bu çalışmayı okurken, içinde yer alan bilgileri Divriğili hemşehrilerim ile de paylaşmak istediğimi fark ettim. Bu nedenle üç yazılık kısa bir yazı dizisi hazırlamaya karar verdim. Bu yazıları hazırlamak amacıyla Cem Culha Bey’e ulaşıp kendisinden de izin aldım. Kendisine öncelikle bizlere kazandırdığı bu kıymetli çalışma için teşekkür etmek istiyorum.

İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı’nda yarı zamanlı olarak okuduğum, piyano ve klarnet eğitimi aldığım dönemlerde, annem Dr. Meral Avcı-Delipınar, geleneklerimize ve Türk kültürüne de gereken kıymeti vermem amacıyla bağlama dersleri almam konusunda beni teşvik etmişti. Rahmetli büyük babam Mehmet Avcı’nın ve anneannem Ayşe Savaş’ın Divriği’deki konaklarında yazları ülkemizin en kıymetli ozanlarını ve âşıklarını ağırladıklarını hep dinlerdim. O günlere yetişemediğim için çok üzülürdüm. Ortaokul yıllarımda, kıymetli hocam, Ruhi Su Dostlar Korosu’nun eski şefi Refik Köksal, sabırla bana bağlama dersleri verdi ve bildiklerini öğretmeye gayret etti. Bu vesileyle, hayatıma çok kıymetli etkileri olan öğretmenim Refik Köksal’a da hayatıma kattığı tüm değerler için çok teşekkür etmek isterim.

Çocukluğumdan beri ailem vasıtasıyla ucundan kıyısından da olsa nasiplenme imkânı bulduğum değerli kültürümüzün ögelerini zaman zaman hatırlamak ve hatırlatmakta fayda olduğu inancındayım. “Halk Müziği ve Halk Ozanlarıyla Divriği” isimli bu mini seride paylaşmak istediklerim tek yazıda paylaşmak için biraz uzun olduğundan dolayı, haftada bir yayımlanacak şekilde üç yazılık bir yazı dizisi olarak hazırlamanın okuyucu bakımından daha keyifli olacağını düşündüm. Bu nedenle bu hafta yazının ilk bölümünü paylaşıyorum.

Şimdi sizleri, Cem Bey’in yüksek lisans tezinden derlediğim bilgilerle baş başa bırakıyorum…

Öncelikle âşık, ozan, usta-çırak ilişkisi ve meşk yönteminin anlamlarına değinmekte fayda vardır. Tezde, ozan, İslâmiyet öncesi dönemin, âşık ise İslamiyet sonrası gelişen inanca dayalı anlayışın şair tipi olarak tanımlanmıştır. Ozanların deyişlerinde insana ilişkin konular ağırlıkta iken, âşıkların daha çok din ve âhlak konularına yönelmesi de bu sebeptendir.  Âşıklık geleneği, âşıkları yönlendiren kurallar bütünü olup; usta-çırak ilişkisi: Müzik öğretimi ya da öğreniminde usta tarafından yapılan herhangi bir icranın, çırak tarafından görsel ve duysal olarak algılanarak tekrar/taklit edilmesi yolu ise usta-çırak ilişkisi olarak tanımlanmaktadır. Müziği oluşturan makam, usul, repertuar vb. bilgileri ve inceliklerini üstattan dinleyerek öğrenme, tekrarlama, ezberleme esasına dayanan, saz ya da söz eserlerinin nesilden nesile intikalini sağlayan ve usta-çırak ilişkisine dayanan bir yöntem de “meşk yöntemi”dir.

Divriği’nin konum olarak birçok bölgenin kesişme noktası olması, sosyal ve kültürel yapısının çeşitlilik ve zenginlik göstermesini de sağlamıştır. Bu da âşıklık/ozanlık geleneği açısından Divriği’nin bölgede önemli bir merkez olmasına yol açmıştır.  

Divriği bölgesi, âşıkların/ozanların yetişmiş olduğu önemli bir ocak olup, özellikle âşığın/ozanın en çok yetiştiği bölge olan Çamşıhı yöresi ağıtlarıyla, deyişleriyle halk müziğine önemli katkılar sağlamıştır. Çamşıhı yöresinde 20. yüzyılın ikinci yarısında Feyzullah Çınar, Mehmet Ali Karababa, Mahmut Erdal, Âşık Ali Metin gibi değerli âşıklar/ozanlar yetişmiştir. Divriği, ayrıca, Hasan Erdoğan, Ali Kızıltuğ, Rıza Aslandoğan gibi âşık ve ozanların yetiştiği bir kültür ocağıdır.

Bu hususta Mahmut Erdal’ın şu sözlerine atıf yapılmıştır: “Çamşıhı birbirine akraba dokuz köyden oluşan bir ovadır. Bir düğün ya da cenaze olsa, o dokuz köy bir köyde toplanırdı. ‘Çamşıhı’nda yerden iki taş alıp birbirine vurunca türkü oluşur,’ derler. Öyle güzel bir yer”.

İbrahim Aslanoğlu, Divriği bölgesinin köylerini gezmiş ve “Divriği Şairleri” isimli kitabında geçmişte var olan birçok şairi, âşığı ve ozanı yazmıştır. Bu kitapta yer alan kişiler şunlardır: İbrahim Eren (Ağa), Abidin (Dertli Gulam), Er Mustafa, Fahrettin Mehmet, Adıgüzel Çelebi (Fakir Edna), Mahmut (Fedayî), Hüseyin Şükrü (Gedayî), Hüseyin (Hafız Kâmil), Hatice Mihrap, İbrahim (Kul Himmet Üstadım), Kurbanî, Ali (Muhlisî), Nakşî, Ahmet Mikdat Poyraz, Kurbanî’nin oğlu Rızayî, Hasan (Sıtkı), Süleyman Giryanî, Tahir Nadi, Yâr Ali.

Doğan Kaya tarafından yazılan “Çamşık Ozanları” isimli kitapta da 33 ozana yer verilmiş, şiirlerine ve biyografik özelliklerine ulaşamadığı ozanlar ise “Şiirleri Tespit Edilemeyen Ozanlar” olarak ayrı bir başlıkta incelenmiştir. Önemle vurgulamak gerekir ki, Çamşık (Çamşıhı) yöresinde yalnızca erkek ozanlar yetişmemiş, aynı zamanda kadın ozanlar da yetişmiştir.

Çamşıhı yöresinden çok âşık/ozan yetişmiş olmakla beraber, Divriği’de bu yöre dışında da birçok âşık/ozan yetiştiren köyler vardır. Örnek olarak Mursal köyünden Ali Kızıltuğ, Gökçebel köyünden Hasan Erdoğan, Höbek köyünden Rıza Aslandoğan, Karakuzulu köyünden Ali Metin (Ozan Rehberi) ve Ali Cavit Coşkun (Ozan Sinemi), Güneş Köyünden Hıdır Culha (Garip Hıdır), Karşıcık köyünden İbrahim Alkan (Âşık Kemteri) gibi birçok âşık/ozan yetişmiştir. Ne yazık ki ismini vermiş olduğumuz bu âşık/ozanların birçoğu bugün aramızdan ayrılmıştır. Elbette ki adını henüz zikretmediğimiz Divriğili birçok âşık/ozan bulunmaktadır.

 

“Toplumsal Değişim Sürecinde Âşıklık/Ozanlık Geleneğinin Müzik Ve Eğitim Boyutunun İncelenmesi (Divriği Örneği)” başlıklı yüksek lisans tezinde Divriği yöresinde geleneğin içinden yetişmiş ve geleneksel icrayı sürdüren beş kişi ile görüşmeler yapılmış, görüşme kişilerinin sorulara vermiş olduğu yanıtların yorumlanmasıyla araştırma konusuna ilişkin sonuçlar aktarılmaya çalışılmıştır. Yazımızın birinci bölümü burada sona ermektedir. Yazımızın ikinci bölümünde, isimlerini zikretmeksizin, bu kişilerin görüşmeler neticesinde verdiği yanıtlardan çıkarılan sonuçlara değineceğiz.

Bu yazı 2124 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum