beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort beylikdüzü escort

içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Halk Müziği ve Halk Ozanlarıyla Divriği -2

Halk Müziği ve Halk Ozanlarıyla Divriği yazı dizimizin ikinci yazısı ile karşınızdayız. Bu yazı serisi, Divriği ile ilgili yapmakta olduğum akademik araştırmalar sırasında karşıma çıkan bir yüksek lisans tezinde yer alan bilgiler ve tez çalışması kapsamında görüşülen Divriğili sanatçılarla yapılan görüşmelerde ifade edilen görüşlerin bir derlemesini içermektedir.

 

İlk yazıda da ifade ettiğim üzere, Cem Culha tarafından 20200 yılında “Toplumsal Değişim Sürecinde Âşıklık/Ozanlık Geleneğinin Müzik Ve Eğitim Boyutunun İncelenmesi (Divriği Örneği)” başlıklı yüksek lisans tezinde Divriği yöresinde geleneğin içinden yetişmiş ve geleneksel icrayı sürdüren beş kişi ile görüşmeler yapılmış, görüşme kişilerinin sorulara vermiş olduğu yanıtların yorumlanmasıyla araştırma konusuna ilişkin sonuçlar aktarılmaya çalışılmıştır. Bu bölümde, isimlerini zikretmeksizin, bu kişilerin görüşmeler neticesinde verdiği yanıtlardan çıkarılan sonuçlara değineceğiz.

 

Öncelikle değinmek istediğim husus bahsigeçen tez çalışması kapsamında Divriği yöresinin, halk müziğindeki yeri ve önemi hakkında görüşülen kişilerin Divriği’den büyük şehirlere göç etmiş olmalarıdır. Göç etmenin altında yatan nedenler bütün katılımcılar için ortaktır. Bu nedenler geçim kaygısı, iş imkânları ve eğitim olarak özetlenebilir.

 

Divriği yöresinin, halk müziğindeki yeri ve önemi hakkında görüşülen kişilerden biri, Divriği’nin kendine has türkülerine yeterince sahip çıkılmadığını ve Divriği türkülerinin çoğunun Arguvan türküsü olarak geçtiğini ifade etmektedir. Ayrıca, Kul Himmet Üstadım’ın Divriğili olduğu Kul Himmet Üstadım’ın eserlerinin Kul Himmet’e mal edildiğini söylemektedir. Kul Himmet Üstadım’ın eserleri has Türkçe olup, “Bugün Bize Pir Geldi”, “Seyyah Oldum Şu Âlemi Gezerim” gibi türküler Kul Himmet Üstadım’a aittir. Tokatlı olan Kul Himmet’in eserleri ise Arapça ve Farsça yazılmıştır.

 

Görüşülen bir diğer kişi, Divriği’nin hem coğrafi konumu hem de kültür ve sanat açısından çok zengin olduğunu söyleyip, Mahmut Erdal’ın “Ayağınız taşa takılsa türkü sesi gelir.” sözünü hatırlatmaktadır.

 

Görüşülen kişilerden bir diğeri, Divriği’den çok büyük sanatçılar çıktığını ifade edip, Hasan Erdoğan, Ali Kızıltuğ, Feyzullah Çınar ve Muhlis Akarsu’yu bu bağlamda anmaktadır. Ayrıca Divriği yöresi insanının üretken olduğunu, Divriği’de yaşamış âşıkların/ozanların seslerini hep sazları ve türküleriyle duyurmuş olduklarını ifade etmiştir.

 

Görüşmelere katılan katılımcılar, âşıklık/ozanlık hakkında özetle, âşık ve ozanların hiçbir baskı altında kalmadan sözünü söyleyen ve dik duruş sergileyen yönünün olması gerektiğini ifade etmişlerdir. Ancak bir yandan da günümüzde âşık ve ozanın sözünü korkmadan söyleyebileceği özgür bir ortamında olmadığını vurgulamışlardır.

 

Herkes tarafından malum olduğu üzere Divriği yöresi halk müziği ürünleriyle ve halk ozanlarıyla önemli bir bölgedir. Görüşmelere katılan katılımcılar, âşıklık/ozanlık geleneğinin korunmasına yönelik farklı önerilerde bulunmuşlardır. Katılımcılar kültürün ve geleneğin yeni nesillere aktarılmasının devletin aslî görevlerinin arasında olmasının ve bu kapsamda okullarda âşıklık geleneğine yönelik derslerin okutulmasının, geleneğin geleceği açısından son derece önemli olduğu üzerinde durmuşlardır. Bu kapsamda âşıklık/ozanlık geleneğinin yaşatılmasında devlete, yeni nesile, halka ve üniversitelere sorumluluk yüklemektedirler. Zira âşık ve ozana geçmişte duyulan saygının, sahiplenme duygusunun günümüzde kaybolduğuna dair ortak düşünceler mevcuttur.

 

Teknolojinin âşıklık/ozanlık geleneği bakımından etkileri sorulduğunda ise teknolojinin doğru kullanılması hâlinde büyük fırsatlar sunduğu, özellikle kişilerin istediği yere rahat bir şekilde ulaşabilmesinin bu kapsamda önemli bir fırsat olduğu üzerinde durmuşlar, teknoloji sayesinde sanatlarını daha çok insana iletebildiklerini ifade etmişlerdir.

 

Yazımızın ikinci kısmını burada tamamlıyoruz. Üçüncü kısımda bu çalışmadan çıkan sonuçlara değineceğiz. Sanat dolu bir hafta dileğiyle…

Bu yazı 2766 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum